Ana Sayfa Politika, Yazarlar 28.07.2022 10584 Görüntüleme

BİR AĞAÇ BİN AĞAÇ: ÇAPULCU ve TOP’ÇU

Gezi Parkında Topçu Kışlası yapmak isteyenlerin ağaçları kesmek istemesi üzerine Dünyanın en geniş katılımlı çevre eylemi başlamış oldu.
Başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin her tarafına yayılan bu direniş dostu sevindiren düşmanı kızdıran, doğruyu yücelten, kötüyü küçülten, haklıyı bir araya, getiren haksızı darmadağın eden bir ruhla tüm dünyaya örnek olacak bir destan yazılmış oldu.
Bu ağaçların kesilmemesi ve çevrenin korunmasını isteyenlere karşı o zamanın en etkili yöneticisinin söylediği ve uygun bulduğu yakıştırma söz ise; ‘ağaçları korumaya çalışan, birkaç çapulcuya, asla pabuç bırakmayız’ demekle safların tarafı ve isimleri belli oldu;
*ÇAPULCULAR: Yeşile, doğaya, çevreye, özgürlüğe, rahatlatmaya geleceğe ve yaşama taraf olanlar ve sahip çıkanlar,
VE
*TOP’ÇULAR: Siyaha, Betona, asfalta, daraltmaya, bunaltmaya, geçmişe, cansızlığa taraf olanlar ve gücü kullananlar,
*ÇAPULCULAR: Ağaçları korumak için başta İstanbul olmak üzere 79 ilde ve 15 günden fazla süreyle milyonlarca insanın önceden tasarlamadan ve bir merkezden yönetilmeden katılmışlardır. İnsanların doğal yaşamlarına ve doğaya olan sevgi ve bağlılıklarına yönelen baskı ve saldırılara tepki olarak başlamış yayılmıştır. Sanata, bilime, sosyolojiye ve siyasete unutulamayacak ve yıllarca araştırılacak bir miras bırakmıştır.
*TOPÇU’LAR: Topçu kışlası yapılacak diye yeni Osmanlıcılık zihniyeti ve çevreye olan düşmanlıklarını beton ve asfalta dönüştüren: Yine en yetkili ve etkili ağızdan ‘İstanbul’ la en büyük ihaneti yaptık’ diyenlerin itirafları ve geri dönülmeyecek anlayış ve yanlışlarının tanığı olundu. İlerde düşmanca gördükleri anlayışlara dönmenin kaçınılmaz metamorfoz (başkalaşma) değişimine dönüşeceklerinin kıskançlık kompleksine sarılacakları bir geleceğe ulaşacaklarını görecektik.
İnsanlar doğayı insanı güzeli çevreyi sanatı bilimi sporu sosyal yaşamı sevdiği ve katıldığı ölçüde mutlu umutlu ve değerli bir anlayışın temsilcileri olarak anılır ve hatırlanırlar. Bunlara değer vermeden yaşamak ve onları savunmak zaten ömür boyu sıkıntıları huzursuzlukları ve duyguları olmayan bir beton ve taşlaşmış ruhun tezahürüdür. Ondanda sosyal bir yaşam ve çağdaş bir yönetim çıkarmanın mümkün olmayacağı bir kayıp dönemi dayatmaktan başka bir şey olamazdı.
Bütün bunları hatırlattıktan sonra Mersinde bir ağacın etrafında oluşan gelişmeler bize yıllar önceden efsane ve geleneklerin hatırlatacağı bir gelişme oldu.
Hayatımız boyunca savunarak ve uğruna bedeler ödeyerek başta ağaç olmak üzere, doğa ve çevreye zarar veren her şeye karşı mücadele eden bizlere, devletin bütün imkânlarını kullanarak düşmanca saldıranların bütün yaptıklarını unutması ve ağacı koruma adı altında sergiledikleri kendilerini inkârdan makul davranışlarıdır.
HES için beşli çeteyi karşısına almaya cesaret edemeyen,
JES İçin enerji dağıtıcılarına ses çıkaramayan,
ALTIN çıkaran firmalarının yandaş ortaklarının zenginliğine kör olanlar KAZ DAĞ’ ın da siyanür kullanan ve ağaçları katleden yaşamı zehirleyenlere,
MERSİN ATATÜRK PARKI Liman genişletme ve ağaçlandırma alanları ortadan kaldırmaya çalışanlara,
AKKUYU Nükleer santraline izin verenler çevreye nükleer enerji tehlike bölgesi alanlarına sokanlara,
BERGAMA sakinlerinin tepkileri ve yaşamlarını tehdit edenlere,
MADEN İşçilerinin yeraltına gömülmesine,
ORMAN Yangınlarına, uçmayan hangarda bekleyen uçaklar ile B2 arazilerinin satışları otel ve tatil köyleri için ranta dönüştürülmesinin iktidar uygulamalarına, Vb. Vs. ve binlerce çoğalacak örneğe seslerini bizim cenahtandır diye çıkaramayanlar, Mersin Kültür Parkında bakıma alınan bir ağacın yaşatılmasına uğraş verenleri bir anda gündeme taşıdılar. Çünkü burada iktidar değil yandaşların uykusunu kaçıran MBŞB’ si ve başarılı başkan Vahap Seçer var.
Ganimet bulmuş mağribiler gibi MBŞB’ nin seçimden bu yana ellerini kollarını bağlayarak çalıştırmak istemeyenler bir araya geldi. Bütün engelleri aşarak yürüttüğü çalışmalarla göz dolduran MBŞB başkanı Vahap Seçer’in hizmetleri ve halkla bütünleşmesini engelleyemediklerini görünce en çok önemsediği ve ziraat mühendisi olmasının getirdiği ağaca bitkiye doğaya ve çevreye olan aşkını ona karşı bir koz olarak kullanma gaflet ve delaletine düştüler. ‘Düşmanımın düşmanı, benim dostumdur’ diyerek, AKP ve MHP den oluşan, CUMHUR İTİFAKI belediye meclisi çoğunluğu, Burhanettin Kacamaz’ ı gerekçe gösterip çalıştırmazken bir anda bütün bunları unutup ortak söylem ve algılarla açıklamalar yapmaya başladılar.
AKP İl Örgütü il başkanı, milletvekili, gençlik, kadın örgütü üyeleri, taşımalı mensuplar, Ağacın gölgesinde şov amaçlı basın açıklaması yaptı. Bunu fırsat bilen Burhanettin Kocamaz geçmişlerinin günahı ve yalnızlığının açtığı hataların yanlışlığıyla boy göstermesi onu çukura itenlerle aynı alanda buluşması ne acı bir ıstıraptır. Ama bu ıstırap onun canını yakmaya devam edecektir. Yerini bir türlü belirleyemeyen ve her gün biraz daha irtifa kaybeden Mersin Çevre Platformunun başlangıçtaki amaçlarına uygun davranışlarından uzaklaşarak bu koroya katılmasının hiç garip karşılanmamalı. Çünkü özgül ağırlığı aynı olanların safları da birbirine yakın olur.
Onların tercihi ile bizlerin tercihleri zaten farklı alanlarda ve amaçlarda olmamızdan kaynaklanan sonuçlar getirir.
Ama MBŞB’ nin imrendiren çalışmaları şaşırtan bir sonuçla onları bir araya getirmiştir. Yıllarca çapulcu çevrecilerin ağaçlara ormanlara dağlara olan sevgisini görmeyip sadece MBŞB ve başkanı Vahap Seçer ‘in hizmetini durdurmak için ağacın savunulması adına bir araya gelmeleri en azında bir defa çevreci eylemi yapmayı ve kendilerinin yılarca savunduklarını yanlışlıklarını ‘Allah afetsin’ diyerek bir hatayı daha itiraf etmelerine sebep olacaktır.
Evet, biz çapulculara ve tüm yaptıklarımıza duyulan cazibe doğrudur. Haklının düşünce ve görüşlerini bilimin insanlığın ve doğanın sevgisiyle korunması ve halkın hizmetine sunulması yandaşların anlamakta zorlandığı anlayamadığı bir inançtır.
Bir defada olsa Çapulculuk yapmak için bir araya gelmenizi sağlayanlara ilerde vicdanınızı rahatlatacak çok şey borçlu olacaksınız.
Biz ormanların arasında kaybolmuşuz.
‘Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçe yaşamaya’
İnanırız.
Bir ağaç için bir araya gelme sebebiniz ne olursa olsun bizi sevindirdi. Ama biz değişmedik sizde gerçeği görmemeğe ısrar ederek yanlışlarınızla algılar yaratmaya devam ediyorsunuz.
Yolunuz çapulcu ormanına doğru değilse de bir çapulcu ağacının kıyısında yaratılmaya çalışılan algı olsa da metamorfoz iyidir.
Tabi takkeye yapmayarak ağaca sevgiye inanmaya başladıysanız.
Umarım bu size de bulaşmış ve çocuklarınızın geleceğine sirayet ederek yemyeşil yaşanılır bir vatana katkılar sağlayacak sonuçlar getirir.
Kalın sağlıcakla.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

4 ŞUBAT GÜNE DÜŞENLER

4 ŞUBAT GÜNE DÜŞENLER

Hazır Site apk Uzman Tescil